Kabinet Sistemi

          Öğrenci merkezli uygulama modeline göre, eğitimin merkezinde öğrenci olmalıdır. Öğrenci merkezli eğitim‘in (ÖME) amacı öğrenmeyi öğrenmiş, üretken, bilgiye ulaşabilen bireyler yetiştirmektir ve eğitim süreci de birey katılımını sağlayacak şekilde yapılandırılmalıdır. ÖME, eğitimi yaşama hazırlık olarak değil, yaşamın kendisi olarak kabul eder ve bu nedenle uygulamaya ağırlık verilmesini savunur. Uygulama ağırlıklı eğitimin gerçekleştirilebileceği eğitim ortamlarının düzenlenmesi, eğitim bilimlerinin öncelikli alanlarından biridir.

            Günümüzde Okul Gelişim Modelinin uygulanmaya başlamasıyla, okullarda müzik odası, resim odası, fen laboratuvarı, spor salonu oluşturulması çabaları devam etmektedir. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı‘nın 17.08.2006 tarih ve 8738 sayılı genelgesinde, okullarda imkanlar ölçüsünde branş derslik sistemi uygulamasına yer verilmesi teşvik edilmektedir. Fakat ilköğretim kurumlarımızda yaygın olarak kullanılan geleneksel sistemde, öğrenciler sınıf ve şubelere ayrılmakta, her dersin öğretmeni ders çizelgesine göre farklı farklı sınıflara giderek derslerini işlemektedir. Bu sistemde, sınıfta çok sınırlı düzeyde materyal kullanımıyla; daha çok klasik ders anlatma yöntemi kullanılmaktadır.

            Öğrenci bu yöntemde bilgiye ulaşan değil, sürekli aynı ortamda bulunarak bilginin kendisine sunulmasını bekleyendir. Bu durum hem hayatın gerçekleriyle hem de ÖME prensipleriyle çelişmektedir. Amerika‘da Rotating Class System adıyla yaygın bir biçimde uygulanan, branş derslik sisteminin, Türkiye‘deki kullanımı çok az sayıdadır. Genellikle özel eğitim kurumlarında uygulamaları olup, nadiren devlet okullarında kullanılmaktadır. Kabinet Sistemi adıyla da bilinen bu sistemde, her öğretmene ait bir derslik mevcuttur. Bu dersliğin kapısına öğretmenin adı ve derslik adı yazılmaktadır, örneğin bir Matematik dersliğinin adı Pisagor dersliği olabilirken, bir Fen dersliğinin adı Fotosentez dersliği olabilmektedir.

            Bu sistemde öğrenciler, ders çizelgesine göre öğretmenin dersliğine giderler. Her öğretmen kendi dersliğini etkili öğrenme ortamı oluşturacak biçimde dizayn etmekle sorumludur. Öğretmen, kendi dersiyle ilgili afişler, posterler, resimler, karikatürler, haritalar, öğrenci projeleri ile dersliğin duvarlarını süsler. Hatta taban ve tavan dahi bu amaçla kullanılabilmektedir. Örneğin, bir Fen dersliğinde tavana hareketli bir güneş sistemi modeli yerleştirilebilir, sınıf zeminine silinmeyecek biçimde formüller yazılabilir. Öğrencinin bilgiyle iletişimi çok yönlü olarak arttıkça, görsel olarak uyarıldıkça, informal öğrenme oranı da artar ve bilgi daha kalıcı olur. Fiziksel mekânlar ve eğitim ortamları insanlar tarafından şekillendirilir ve daha sonra da bu ortam insanları şekillendirir.

Geleneksel sınıf sisteminde öğretmenler, harita, poster gibi görsel materyalleri sınıftan sınıfa taşımak zorunda kalmakta, bir video ya da ses kaydı dinletmek için öğrencileri multi-media sınıfına götürmeleri gerekmektedir. Fakat uygulamalara bakıldığında bunlar zaman kaybı ve yoruculuğu nedeniyle tercih edilmemektedir. Amerika‘da yapılan bir araştırmada öğretmenlerin bununla ilgili söyledikleri bir söz çok manidardır: ‘’Eğer tuzluk masadaysa kullanırım ama iki kat aşağıdaysa gidip almam’’ diyerek materyal kullanımını artırmak için her öğretmenin kendi dersliğinde malzemelerini bulundurması gerektiğini vurgulamışlardır.

            Branş derslik sisteminde, öğretmenin dersliği adeta mini bir multi-media odasıdır, öğretmen gerekli her türlü görseli anında öğrenciye sunabilmektedir. Ayrıca öğretmen okulda ofis gibi kullanabileceği, kendine ait bir mekânı olduğu için okula karşı daha fazla aidiyet hisseder ve daha olumlu motive olur. Sistemin öğrenciye bakan yüzünde ise şu avantajları görebiliriz:

 İnsanlar okuduklarının %10‘unu dinlediklerinin %20‘sini, gördüklerinin ise %50‘den fazlasını anlayıp hafızalarına alırlar. Branş derslik sisteminde; öğrencilerde görsel öğrenme artmakta, yeni bir motivasyon sağlamakta ve her dersteki ortam değişikliği monotonluğu kırmaktadır. İlaveten, okulların yapı itibariyle fiziksel durumlarının öğrenci başarısı üzerinde etkileri olduğu bilinmektedir; sınıftaki ısı, ışık gibi faktörler bile öğrencilerin öğrenme düzeyini etkileyebilmektedir.

            Bu çerçeveden bakıldığında branş derslik sistemi, öğrencilere güneş enerjisinden faydalanmada eşitlik sağlar. Öğrenci bazı derslere kuzey cephedeki sınıflarda, bazı derslere güney cephedeki sınıflarda girer. Klasik sınıf sisteminde okulun alt kat ve kuzey cephesindeki sınıflarda öğrenim gören öğrenciler, kışın mağdur olabilmektedir. Branş derslik sistemi kurumun vizyonuna katkı sağlar, öğretmenlerin mesleki gelişimini destekler ve okul malzemelerinin taşınmadan kaynaklanan yıpranmasını en aza indirger. Ayrıca her öğretmen kendi sınıfını sahipleneceği için sınıf yıpranmaları da azalacaktır.

‘’Kabinet sistemi görsel öğrenmeyi hedefler.’’

Yapılan araştırmalar, insanların %60’nın görsel eğilimli olduğunu göstermektedir. İnsanlar okuduklarının % 10’nu, dinlediklerinin %20’sini, gördüklerinin ise % 50’den fazlasını anlayıp hafızalarına alırlar. “Çok gezen mi bilir, yoksa çok okuyan mı?” sorusuna “çok gezen” cevabının verilmesi, gezen kişinin gezdiği yerleri gezip gözlemlemesi ile ilgilidir. Radyoda dinlenilen bir haberle, aynı haberin televizyonda seyredilmesi arasında anlaşılması ve hafızaya alınması açısından çok fark vardır. Tüm bu bilgiler gözün, beyinle ilgisinin düzeyini gösterir. Kabinet, görselliği öne çıkardığı için kalıcı öğrenme gerçekleşmesini olanak kılar. Örneğin Sosyal Bilgiler öğretmeni, bölgeleri anlatırken haritadan, fotoğraflardan, görüntülü filmlerden faydalanacak ve öğrenci daha üst seviyede olacaktır.

‘’Kabinet Sistemi Öğrencinin Öğrenme Sürecine Katkıda Bulunur.’’

Öğrenme, bir süreç işidir. Bir öğrenci bir konuyu hem ilköğretimde, hem lisede, hem de üniversitede görebilir. Örnek vermek gerekirse öğrenci, Türkçe dersinde cümlenin öğelerini öğreniminin her kademesinde görür; ancak her defasında biraz daha geliştirilmişi ile karşılaşır. Eğer bir kabinet, dersin ilgili konuları ile iyi düzenlenmiş ise, konunun anlatılacağı haftalarda panolar yapılmış, sınıfın değişik bölümlerine, öğrencinin aklında kalması gereken bilgiler büyük puntolu ve renkli yazılarla yazılmış ise öğrenme sürecine katkıda bulunulacaktır. Öğrenciye hemen ilk başta şu iyice belirtilmelidir: Kabinetin faydasını bir sürecin sonunda göreceksiniz.

‘’Kabinet Sistemi Monotonluğu Kırar.’’

Bütün bir yıl boyunca aynı sınıfta, aynı sırada ders dinlemek, öğretmene ve tahtaya sürekli aynı açıyla bakmak bir monotonluktur. İnsan beyni, farklı eğitim ortamlarında daha iyi öğrenir. Mesela, sınıfın arka taraflarında bir sırada ya da köşede oturan bir öğrenci uyuma tekniklerini, kopya metotlarını, dersi kaynatma becerilerini her geçen gün geliştirecek bu da öğrenmesini azaltacaktır. Bu sistemle birlikte öğretmen, öğrencilerin oturma planını sürekli bir rotasyon içerisinde gerçekleştirirse; öğrenci derslerden hem daha aktif hem de daha verimli şekilde yararlanacaktır.

‘’Bu Sistem, Yeni Bir Motivasyon Sağlar.’’

Her yenilik, genellikle pozitif anlamda bir motivasyon sağlar. Öğrenci, öğrenim hayatının önceki dönemlerinde sınıf sisteminde eğitim almış ise bu yeni uygulama onun için motive edici bir unsundur. Hele hele sistem iyi uygulanıyorsa, bu yeni okulu öğrenci için belki de hayatının en eğlenceli öğrenme sürecini gerçekleştireceği çevre olacaktır.

‘’Bu Sistem, Güneş Enerjisinden Faydalanmada Eşitlik Sağlar.’’

Klasik sınıf sisteminde, okulun en alt katında, en kuzeyinde bulunan sınıflar ve sürekli kuzeyde oturan öğrenciler bundan -eğitimin büyük bir bölümü genelde kış aylarında yapıldığından- sürekli muzdariptir. Bu düzenlemeyle, güneş enerjisinden öğrencilerin yararlanması eşit olacaktır. Sınıfların yarısı kuzeyde, yarısı da güneyde olduğundan öğrenci bir gün içinde her iki bölümde de ders görmektedir.

Yukarıda kısaca Kabinet Sisteminin, öğrenciye neler kazandırabileceğini saydık. Şüphesiz bu düzenlemenin öğrenci açısından getirileri bunlarla sınırlı değildir. Yukarıda sayılan avantajlar ışığında, branş derslik sistemi uygulamalarının artmasıyla, eğitim sisteminde yeni bir motivasyon olacağı, eğitim niteliğinin ve öğretmenlerin mesleki gelişimlerinin artacağı ve öğrencilerin derslere karşı daha olumlu tutum geliştireceğini dikkate alarak; bu sıraladığımız etkenler ve katkıları etkin bir şekilde yansıtmak amacıyla MOSSE Eğitim kurumları olarak Kabinet Sistemini okulumuzda aktif bir şekilde uygulamaktayız.